Sosyal medyayı inceleyecek olursak, milattan öncesi ve sonrası gibi bir zamanlama çok gerçekçi olacaktır. Pandemi öncesipandemi süreci ve sonrası diye üç bölüme ayırırsak, pandemi döneminde neler oldu? Sonrasında neler olacak? Sorularının yanıtları bize ipucu verebilir.

Pandemi sırasında, hiç beklemediğimiz ve alışmadığımız bir şekilde hepimiz zorla evlerimize kapandık. Sinirlerimiz bozuldu, hepimiz kendimizi pizza, lahmacun, ekmek yapmaya verdik, bahçeye, balkona sebze ektik. Ellerimizi sürekli yıkadık, binlerce yıldır bildiğimi düşündüğümüz el yıkamanın doğrusunun ne olduğunu öğrendik. Bu konuda Twitter’da gördüğüm bir paylaşımı çok beğenmiştim. 2019’da Mars’a gidiyorduk nasıl oldu da el yıkmaya geri döndük? diyordu. Evlere kapanınca sosyalleşmeye alışmış olan bizler, adı üstünde sosyal medya kullanarak diğer insanlarla iletişim kurduk.

Pandemi neleri değiştirdi?

Teknolojiye ihtiyaç duymadığı için kullanmayan, 70 yaş üzeri insanların whatsapp veya facetime gibi uygulamalar üzerinden çocuklarını ve torunlarını aradığını, sosyal mecraları kullanmayanların bile belki sıkıntıdan belki de ihtiyaçtan kullanmaya başladığı bir dönem oldu.  Haftada bir akşam dışarıda dostlarıyla buluşanların Zoom‘da karşılıklı kadeh tokuşturdukları, toplanmayan STK’ların toplantılarını yaptıklarını yaşadık. İstanbul’da insanların uğrak yeri olan mekanlarıın özel davetle DJ’li partiler düzenlediklerini gördüm, katıldım, yüzlerce insan oradaydı. Yani fiziksel olarak yapılan aktivitelerden sanal ortama taşınabilenlerin bir şekilde devam ettiğini ve bizlerin buna adapte olduğumuzu gördük.

Mesafeler ile zaman kaybına son!

İş açısından Microsoft Teams, Zoom, Cisco Webex, Skype vb. programlar kullanarak hayatımıza devam etmeye başladık. Bu inanılmaz bir değişikliği de peşinden getirdi. Önceleri Antalya’nın ilçelerinden birindeki bir müşteri adayına gitmek, görüşmek ve dönmek için neredeyse bir günümü harcarken şimdi ise bunu yarım saatte yapabiliyoruz. Avantaj şu oldu, ben eskiden de online yapalım derken herkes itiraz ediyordu, alışık değillerdi, sevmiyorlardı vs. ama şimdi herkes alıştığı için ben demeden onlar diyorlar. Toplantılar çok daha kolay hale geldi 🙂

Zoom’a zoomladık!

Burada en öne çıkan uygulama elbette Zoom oldu. Zoom’la başladık, bir anda popülaritesi tavan oldu, sonra bilgi gizliliği ile ilgili haberler çıktı, sonra yalanlandı. Sonrasında zoom 256 bit’lik bir koruma ekleyerek güvenliği ekstra sağlamlaştırdı. Pandemi sürecine girmeden önce kullanımı sınırlı sayıda olan Zoom’un kullanıcı sayısı sadece Nisan ayında 30 kat arttı. İnanılmaz bir büyüme, günlük ağırladıkları kullanıcı sayısı 300 milyonun üzerinde. (Türkiye nüfusunun 3.5 katından fazla) Ücretli kullanan kullanıcı sayısı ise üç kat arttı.

Zoom’un bu yıl için satış beklentisi tam 1.8 Milyar $ civarında. Şirketin Mart ayındaki yıllık satış geliri tahmini ikiye katlandı. Geçen yıl hisselerini satışa çıkardığında piyasa değeri yaklaşık 15.9 Milyar $ iken şimdilerde 60 Milyar $’a yaklaştı.

Pandemi bize uzaktan çalışmayı ve öğrenmeyi öğretirken, Zoom’un yükselişine karşılık olarak tüm markalardan da ataklar oldu.

Online Pazarda Herkes Atak Yaptı

Facebook da görüntülü konuşmaya ağırlık verdi, Messenger Rooms’u kullanıma sundu. Bu özellik ile Messenger veya Facebook üzerinden oluşturulan 50 kişiye kadarlık gruplarla zaman sınırı olmadan görüntülü sohbete izin veriyor. (Zaman sınırlaması Zoom’da var, basic versiyon için 40 dk-Pro sınırsız) Ayrıca Facebook bu hizmeti sunarken katılacak olanın facebook veya Messenger hesabı olmasını da istemiyor. Ayrıca yakın zamanda kaldırdığı Facebook Live’da konukla sohbet özelliğini de pandemide geri getirdi.

Instagram da pandemi sürecinin gözdelerinden oldu. Her akşam saat 20 ile 22 arası yukarıda hikayeler bölümünde belki onlarca canlı yayını görür olduk. TV’de zap yapıyormuş gibi canlı yayınlar arasında gezdik. Pandemi sürecinde ben de 50’den fazla canlı yayın yaptım, iyi de bir izleyici kitlesine ulaştım. Yayın yapmadığım günlerde de kulağımda kulaklık, çok sayıda yayını dinleyip çok şey öğrendim.

Bu arada hem facebook hem de instagram hikayelere müzik ekleme özelliğini getirdi. Artık insanların sevdikleri parçaları onların seçtiği görsellerle birlikte dinleyebiliyoruz.

Hepimizin eli ayağı olan Whatsapp da bu noktada boş durmadı, yepyeni özellikler getirdi. Eskiden aynı anda 4 kişi görüntülü görüşebilirken pandemi sürecinde bu sayı 8’e yükseltildi. Covid-19 sürecinde asılsız haberlerin çok çabuk yayıldığını ve kendilerinin de bunun için araç olarak kullanıldığını fark eden Whatsapp, bir mesajı sadece bir kişiye iletebilme özelliğini ekledi. Yani birinden gelen bir mesajı yalnızca bir kişiye iletebiliyoruz. Bu sayede asparagas haberlerin yayılmasının da bir nebze önüne geçilebilmiş oldu.

En son olarak da Twitter’dan bahsedelim. Benim en sevdiğim platform olan Twitter’ı bazılarımız haber okumak, güncel konulardan haberdar olmak bazılarımız ise bir şeyler paylaşmak için kullanıyoruz. Dünya yararına bir aktivite olarak, Covid-19 ile ilgili tweet’lere daha kolay ulaşılmasını sağlamak isteyen Twitter, “Koronavirüs Kontol Paneli” özelliğini duyurdu. Bu sayede araştırmacılar 10 milyon civarındaki tweete kolaylıkla ulaşabileceklerdi.

Twitter ayrıca koronavirüs döneminde doğru bilgiyi paylaşacak kaynağa kolayca ulaşılmasını sağlamak amacıyla sağlık çalışanlarının hesaplarının doğrulanmasına da öncelik verildiği açıkladı. Doğrulamaya öncelik vermek amacıyla yetkili bir sağlık kuruluşu veya kuruluşla ilişkilendirilmiş e-posta adresi olan sağlıkçıların hesapları için “mavi tik” uygulanacağı belirtildi. (Mavi tik kaynağın güvenilirliği açısından çok önemli, kaynağın onaylanmış ve konusunda uzman olduğunu belirtmek için kullanılıyor.)

Korona sürecinde çok şey değişti ancak bu değişikliklerden hangilerinin kalıcı hangilerinin tarihin tozlu sayfalarında yerini alacak olduğunu henüz bilmiyoruz. Bu süreçte izleyip göreceğiz. Ancak eğer bunları önceden tahmin edebilirsek çok büyük avantaj yakalayabiliriz. Herkese iyi bayramlar, sosyal mesafeli ve sağlıklı günler diliyorum.

 

Kaynak: Özel Oytun Türkoğlu