Yıllardır tüm etkinliklerde benim de fazlasıyla hissettiğim utangaçlıksahne korkusuinsanlar önünde konuşmaktan korkmak gibi konuları ve bunları zamanla nasıl yendiğimi anlatıp duruyorum. Nasıl oldu da yenebildin diyenlere de hem kitabımda hem de sohbetlerde bazı denemelerimi anlatıyorum.

Utangaçlık nasıl yenilir diye düşünürken bazı hamleler yaptım, bu yazımda onlardan bahsetmek istiyorum.

Hangi boyutta utangaçtın?

İyi durumdaydım, tadından yenmez 🙂 Korkum yeterince fazlaydı. Minibüste bağırmak, tanımadığım insanlarla tanışmaksohbet etmekbağlantı kurmakgirişken olmak gibi davranışlar neredeyse imkansız gibiydi. Ama yanlış anlaşılmasın, eğer biraz samimi olursam olay tam tersine dönüşüyordu. Yani yeterince esprili, girişken ve sohbet edebilir bir insan oluyordum. Olay sadece o kişilerle olan ilişkimin (veya topluluğun) belirli bir seviyenin ötesine geçmesiyle alakalıydı.

İlk konuşmaları yaptığım dönemde büyükçe bir topluluk önünde konuşma fobimi yenmiş gibiydim. Ama sosyal anlamda girişkenlikte bir değişiklik olmamıştı. Bunu da yenmek lazım diye düşünüyordum.

Havaş’ta çikolata dağıtmak!

Konuşmalara giderken uçakla yaptığım yolculukların birinde (İstanbul) Havaş’a bindim, en arkanın bir önüne oturdum. Arka beşliye çok eğlenceli bir grup oturdu, bir yandan onlarla sohbet etmem gerektiğini düşünüyorum bir yandan da bunun nasıl olabileceğini? Sonradan öğrendiğim kadarıyla, Almanya’dan gelen bir Türk müzik grubuymuş, turneye gelmişler. İstanbul’dan başlıyorlarmış turneye, 3-4 şehir de sonra. Toffifee çikolata açtılar ve bana ikram ettiler. Bir tane aldım, o anda tanışmış olduk, aklıma da utangaçlığın üstüne gitmek için iyi bir fikir geldi. Abi kaç paket var bundan diye sordum, 3-4 paketleri var, bir tanesini sizin müzik grubunun adıyla otobüsteki diğer insanlara da dağıtsak ya reklamınız olur dedim. Çok şaşırdılar ama olur ya tabii, he he falan dediler. (sanıyorum deli olduğumu düşündüler)

Benim için imkansıza yakın bir hareket, otobüste hiç tanımadığım insanlara çikolata dağıtacağım!! Onlardan bir paket çikolatayı aldım ve Havaş’taki tüm insanlara, “……..” müzik grubu, Almanya’dan geliyorlar, sizlere bu çikolataları onların adına dağıtıyorum dedim. Tepkiler çok komikti, insanların %60’ı çikolatayı istemedi (sanıyorum hijyen sebebiyle), alanlar çok teşekkür edip grubun adını sordu, arka tarafta grup elemanları iptal, gülmekten kopmuş durumdalar. Başlarda çok net bir şekilde terlediğimi hatırlıyorum ama ilk 3-5 kişiden sonra geçti, ortalara doğru ben de gülüyordum.

Utangaçlığın Üstüne Gitmek

Çikolata dağıtımı bitti, geldim yerime oturdum, dağıttığım paketten kalan toffifee’leri grupla birlikte mideye indirdik. Bunu neden yaptığımı sordular, ben de hikayemi anlattım, inanamadılar. Benim büyük bir yol ilerlememe vesile oldunuz dedim. Bu başlangıç, durmak yok, yola devam! Peşinden de sosyal topluluklara üye olarak bu korkumu iyice yendim. Şu anda var mı diye sorarsanız, az da olsa var ama korkulacak boyutta değil. Sosyal korkularınız varsa, kendinize zarar vermeyecek şekilde üstüne gidebilirsiniz, çoğunlukla iyi sonuç veriyor. (tarafımdan denendi)

Kaynak : Özel Oytun Türkoğlu